World Health Organization (Dünya Sağlı Örgütü) tarafından açıklanan son rapora göre; dünya genelinde 322 milyon insan depresyon hastalığı ile mücadele etmektedir. Türkiye’de ise 3 milyonun üzerinde insanın depresyonda olduğu belirtilmiştir.
Depresif duygular hayatımızda yer alan NORMal bir durumdur. Üzüntü, kaygı, stres yaşayan herkes depresyon tanısı almaz. Gündelik hayatımızda yaşadığımız sıkıntılı, endişeli, ya da üzüntülü anları depresyon tanısından ayıran nokta ise belirtilerin süresi ve şiddetidir. Depresyon ile birlikte zihinsel ve fiziksel yavaşlamalar olduğu için günlük yaşam becerilerini sürdürmek güçleşmekte dolayısıyla sosyal yaşama da uyum zor olabilmektedir.
Depresif bozukluk; bedeni, duygudurumu, düşünceleri ve davranışları etkilemekte; isteksizlik, hayattan zevk alamama, mutsuzluk, içinden hiçbir şey gelmeme, iştah düzeninde değişim, dikkat ve konsantrasyonda zorlanma, uyku düzeninde bozukluk, üzüntü hali hakim olan bir tablo olarak karşımıza çıkmaktadır. Depresyonun iki ana tanı kriteri depresif ruh hali ve anhedonia(Hoşa giden şeylerden artık zevk alamama)dır.
Bu iki kriterden birine danışanın sahip olması beklenir. Bunun yanında ikincil semptomlarda sorgulanır. Depresyon tanısı koyabilmek için beş veya daha fazla belirtinin iki hafta süre boyunca görülmesi ve bireylerin günlük yaşam kalitesini, mesleki ve sosyal hayatını etkiliyor olması gerekir. Fakat her hastada tüm belirtiler bir arada olmayabilir. Bunun yanında depresyon ile anksiyete bozuklukları, şizofreni, yeme bozuklukları, alkol ve madde bağımlılığı birlikte de görülebilir.
Depresyon biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörler ya da bunların birleşimi sonucu gelişebilir. Örneğin;
- Yalnızlık
- Sosyal destek yetersizliği
- Beyinde bulunan kimyasal maddelerdeki dengenin bozulması
- İlişki problemleri
- Kişilerin olayları algılama şekli
- Mali sorunlar
- Olumsuz deneyimler
- Ailede depresyon geçmişi
- Erken çocukluk travmaları
- Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı
- Eşler arası çatışmalar
- Sağlık problemleri
- Kronik ağrılar
Depresyon bozuklukları adı altındaki depresyon türleri
- Majör Depresyon
- Minör Depresif Bozukluk
- Bipolar Bozukluk
- Yıkıcı Duygudurumu Düzenleyememe Bozukluğu
- Çocukluk ve ergenlik depresyonu
- Kronik Depresyon Bozukluğu (Distimi)
- Aybaşı Öncesi (Premenstrüel) Disforik Bozukluğu
- Melankoli
- Maskeli Depresyon
- Mevsimsel Depresyon
- Maddenin / İlacın Yol Açtığı Depresyon Bozukluğu
- Psikotik özellikli Majör Depresif Bozukluk
- Katatonik Özellikli Majör Depresif Bozukluk
- Başka Bir Sağlık Durumuna Bağlı Depresyon Bozukluğu
- Yaşlılık Depresyonu
- Nörotik- Reaktif Depresyon
- Tanımlanmamış Depresyon Bozukluğu
Depresyonda Tedavi
Depresyon tedavisi ilaç tedavisi, psikoterapi veya somatik tedaviler ile planlanmaktadır. Terapide hastalığın belirtileri, davranış problemleri ve kalıcı olarak kişisel gelişime yönelik çalışılır.
Tedavi sürecini tamamlamayan danışanlarda belirtiler tekrar ortaya çıkabilir, kullanılan ilaçların bırakılması önceden var olan durumun daha da ağırlaşmasına sebebiyet verebilir. Tedavi edilmeyen depresyonda ise klinik tablo ağırlaşıp belirtiler şiddetlenebilir.
Tüm bu süreçlere ek olarak depresyon tanısı almış bireylerin bulundukları sosyal çevreden de destek almaları çok önemlidir.
BİR SORUNUZ MU VAR?
Bize Ulaşın
