Anne ve bebek arasında, bebek için yaşamın ilk yıllarında gelişen bağlanma bebeğin gelişimi için oldukça önemlidir. Anne ile bebek arasında gelişen güvenli bağlanmanın bebeğin sonraki yıllarının temelini oluşturmaktan hayata bakış açılarına kadar birçok alanda etkisi vardır.
Ayrılık Kaygısı, sosyal hayata geçiş ve bireyselleşme sürecinde özellikle çocuklarda görülür. Bağlandıkları kişilerden bu anne, bakıcı olabilir ayrılmaz istemezler. Bağımsızlaşmasını beklediğimiz yaşlarda bağlandığı kişiden ayrılırken hatta ki ayrılma düşüncesi bile yoğun stres, kaygı, korku yaşatır.
Çocuklar bağlandıkları kişilerden ayrıldıklarında onların başına kötü bir şey geleceğini düşünebilirler. Beraber uyumak isterler. Yetişkinlerde de görülebilir. Sosyal davranışlardan kaçınırlar, okula işe gitmek istemezler, bağlandıkları kişi ile birlikte olmak isterler.
Fiziksel olarak ayrılık yaşadıklarında mide bulantısı, karın ağrısı gibi belirtilerde gösterirler.
Ayrılık kaygısı ebeveyn tutumları, travmalar, çevresel faktörlerden kaynaklanabilir. Ölümler, ayrılıklar, istismar, kaza, aile içi şiddet tetikleyici unsurlardır. Bu durumlarda çocuklar yakınlarındaki kişilere aşırı bağlanma geliştirirler.
Tedavi sürecinde aile terapileri, oyun terapisi, ebeveynlere yönelik davranış tutum eğitimleri verilebilir.
BİR SORUNUZ MU VAR?
Bize Ulaşın
